View profile

Dijital Ürünler #122

Dijital Ürünler
Dijital Ürünler #122
By Erman Taylan • Issue #133 • View online
Dijital Ürünler'in 122. sayısından herkese merhaba!
Hiç laf kalabalığı yapmadan bu sayının konu başlıkları;
  1. Web3'ün development stack‘i
  2. Yapay zeka alanında son dönemin öne çıkan başlıkları: Decentralized AI, Virtual Idols, AI'ın kazandığı resim yarışmaları, ABD'de AI imzalı eserlere patent verilmemesi, dikey alanlarla yoğunlaşan AI girişimleri…
  3. Starbucks'ın Polygon'la kurduladığı web3 vizyonunun detayları
  4. 30 milyon web3 kullanıcısı ile web2 dünyasının kullanım alışkanlıkları ne kadar benziyor (bu 30 milyon nasıl ve ne zaman artacak)?
  5. 1.2 trilyon dolardan fazla AUM'i (Assets Under Management) ile ABD'nin en büyük beşinci bankası konumundaki Goldman Sachs'in inovasyon yolculuğu
Dijital Ürünler - Yetenek Kolektifi‘nde aktif iki ilan var; bunlar da Pagzi'nin ’Software Engineer - PHP Developer‘ ve ’NodeJS Backend Developer‘ ilanları. Şirketiniz ya da içinde bulunduğunuz ekiplerin iş ilanlarını siz de Dijital Ürünler topluluğıuyla paylaşmak için buyrunuz.
Dijital Ürünler - Yetenek Kolektifi'nde şirketiniz veya içinde bulunduğunuz ekiplerin iş ilanlarını Dijital Ürünler e-bülteninin diğer okuyucularıyla paylaşmak için buyrunuz.
Dijital Ürünler'i arkadaşlarınızla paylaşmayı da unutmayın. 
Keyifli okumalar!

Web3 'development stack'
İki Palantir mühendisinin kurduğu web3 ‘development deneyimi’ platformu Kurtosis; geride bıraktığımız hafta 20 milyon dolarlık yatırım turunu duyurdu. Şu an için Ethereum, Avalanche ve NEAR ekosistemindeki geliştiricileri hedefleyen Kurtosis, en çok testing alanında sunduğu çözümlerle öne çıkıyor. Web3'de sıklıkla yaşanan hack'leri en çok geliştiricilerin verimli bir ‘test net’ ortamına sahip olmamasına bağlayan platform; bu alanda finansal riskin olmadığı, gerçek verilerle çalışılabilen blockchain test ortamlarının kurulumu ve yönetilmesine odaklanmış durumda. Yani Kurtois ile kolayca test ortamı kurulumu ve konfigürasyonu yapabilmek, test otomasyonu ile uçtan uca kontrol sağlayabilmek, yük ve performans testlerini ‘koşturabilmek’ ve debugging yapabilmek mümkün.
Peki web3'de ‘development stack’ dediğimiz dünya neye benziyor?
Web2'de kabaca frontend, backend ve database katmanlarına ayrılan yazılım dünyası; web3'de database'lerin yerini blockchain'in (Storage Network Gateway) aldığı, backend'in smart contract‘larla oluştuğu bir hale dönüşüyor. Frontend'de kripto cüzdanlar (’wallet‘) kullanılıyor, frontend ile backend arası iletişimde de node provider ve indexing protocol'leri yerini alıyor. Bu arada smart contract'ları doğası gereği serverless mimariye benzeten bazı makaleler okudum ki güzel oturan bir benzetme olduğu su götürmez. Ve benzer şekilde günümüz bulut platformlarının mottosu ’pay by usage‘ iş modeli de blockchain'de doğal olarak bulunuyor. Web2'de karşılığı olmayıp da web3'de kendisine yer bulan konular da var ki en başında privacy için Zero-knowledge proof  (ZKP) geliyor. ZKP'i en basit şekilde frontend ile akıllı kontratlar arasında konumlanarak; kullanıcının aksiyon için ihtiyaç duyulan bilgisi dışındaki verilerini karşı tarafa yollamamak olarak özetleyebilirim.
Web2'de kod yazıp da web3'e aşina olmak isteyenlere şu kavram ve platformları incelemesini tavsiye ederim:
  1. Node Infrastructure'lar: Alchemy ve Infura'nın başı çektiği bu platformların müşterileri arasında web3 wallet'ları, Facebook gibi web2 şirketleri, Opensea gibi web3 ürünleri ve Chainlink gibi web3 altyapı sağlayıcıları yer alıyor. Sizin için blockchain içinde birer node kurup on-chain yazma işlemi başta olmak üzere tüm sorgularınızı üstlenen ve işinizi kolaylaştıracak diğer servisleri geliştiren node sağlayıcılar; kimi zaman 'merkeziyetsizliğin’ de sorgulandığı yerler oluyor. Keza en çok kullanılan web3 cüzdanı Metamask'in de geliştiricisi olan Infura, yüzlerce uygulamanın on-chain işlem yapmasını tek başına sağlıyor ve bir chain ve kontratı engelliğinde tüm bu uygulamalar da engellemiş sayılıyor…
  2. Oracle‘lar: Akıllı kontratlar kimi zaman off-chain yani blockchain dışındaki verilere ihtiyaç duyuyor, bu noktada Chainlink ve benzeri platformları kullanmak gerekiyor.
  3. Indexer'lar: Oracle'ların tam tersi olarak on-chain sorgu yapma ihtiyacında da Moralis gibi indexer platformlarına veya başka platformların indexer servislerine ihtiyaç oluyor.
ZKP yani sıfır bilgi ispatı, Layer 1 ile Layer 2'ler ve bunlar arasında konumlanan köprüler, akıllı kontratların güvenliği için çalışan audit platformları ve daha bir çok kategoriye henüz girmedim bile. Daha fazla detay isteyenleriniz için şu Medium makalesi iyi bir başlangıç noktası olabilir.
Bu kısa girişin ardından web3 development stack'in hem yazının başındaki Kurtosis'in dokunduğu gibi geliştirici deneyiminde hem de varolan araçların gelişimi ve çeşitlenmesinde büyük fırsat barındırdığını söyleyebilirim. Dünyadaki geliştiricilerin yüzde 1'i web3 alanında aktif diyerek web3 development stack'ten gözüme takılan diğer araç ve gelişmelerde tekrar konuşmak üzere diyerek birinci bölümü artık noktalıyorum. :)
'Decentralized AI', 'Virtual Idols', AI'ın kazandığı sanat yarışmaları, öne çıkan AI girişimleri...
Allen'ın Colorado State Fair resim yarışmasında, 'Digital Arts / Digitally-Manipulated Photography' kategorisini kazandığı resim
Allen'ın Colorado State Fair resim yarışmasında, 'Digital Arts / Digitally-Manipulated Photography' kategorisini kazandığı resim
Dall-e, Midjourney, MindsEye, Wombo… Yalnızca birkaç anahtar kelime ile oldukça tatmin edici ‘görseller’ üreten bu yazılımlar son günlerin popüler konularından biri. Geride bıraktığımız haftalarda tam olarak bu yazılımlarla alakalı bir haber gözüme çarptı. ABD'nin Colorado eyaletinde düzenlenen resmi yarışmasını Midjourney ile ürettiği bir görselle kazanan oyun geliştirici. Söz konusu yarışma her ne kadar dijital bir resim yarışması olsa da katılımcılarından AI araçları kullanarak değil, dijital çizim araçları kullanarak bir görsel elde etmesini bekliyordu. Yarışmanın galibi Allen'ın aldığı tepkiler ikiye bölündü, Allen ise bu görsel için yüzlerce deneme yaptığını ve üç hafta boyunca hazırlandığını söyledi. AI regülasyonu konusunda hükümetler çalışadursun; sanat yarışmaları artık kurallarını daha net çizmeli. :) Tabii yarışmaların eserleri ne kadar doğru çalışan bir kontrol mekanizmasından geçirebilecekleri de bir başka tartışma konusu. Geçen hafta gözüme çarpan bir başka haberde ise ABD'de federal mahkeme, AI üretimi eserlerin patent alamayacağını, patent yasasında gerçek insanlara atıfta bulunduğunu gerekçe göstererek açıkladı. Gerçek hayatta gerçek gündemler oluştukça; konunun ne denli karmaşık olduğunu ve bu örnekleri daha çok kez göreceğimizi insan daha iyi anlıyor.
Türkiye'de henüz çok popüler olmasalar da virtual idol‘ler son dönemde ilgimi çeken bir başka AI başlığı. Özellikle K-pop kültürü ve Uzak Doğu'da kendini gösteren ve AI üretimi olan ünlüler, kendi kendilerine sosyal medyada hesaplarında paylaşım yapıyor, kanlı canlı insanlardan bir hayran kitlesi oluşturuyor. Mesela hayatını kaybeden ünlülerin AI sayesinde dijital dünyada yaşamaya devam etmesi veya 'gerçek ünlülerin’ ‘virtual’ bir versiyonunun bulunması gayet olası kullanım alanları. Hatta ilgi alanlarınıza ve zevklerinize göre şekillenen virtual idol'ler de gayet olası; size ayrı bana ayrı konuşan/gözüken AI ünlülerden bahsediyorum… Konu ilgisini çekenlere bir başlangıç makalesi burada.
YC Summer ’22 batch'inden dikkat çeken 7 AI girişimi
TechCrunch'ın derlediği haberde Y Combinator'ın son döneminden dikkat çeken 7 AI startup'ı bulunuyor. Değinmek istediğim şey bu startup'ların ayrı ayrı neler yaptığı değil ama listeye toplu bir bakış attığınızda artık hayatın her alanında, her dikeyinde bir AI çözümü olacak gibi bir tablo ortaya çıkıyor. Satış temsilcilerinin yaptıkları görüşmeleri analiz edip not tutan, ürün yöneticilerine yeni özellik fikirleri ve lansman planları konusunda yardım eden, geliştiricilere test senaryoları yazarlarken öneriler sunan ve yine geliştiricilere, bu sefer sordukları yazılım sorularında otomatik yanıtlar veren bu AI girişimleri gösteriyor ki her sürecin farklı ihtiyaçları ve beslenmesi gereken veri setleri var; o yüzden tüm bu alanlarda çok sayıda AI startup'ı göreceğiz; tabii ki bir kısmı hayatta kalmayacak, bir kısmı konsolide olacak.
Decentralized AI
Şöyle bir toparlama yapacak olursam; AI ile üretilen eserlerin patent alamadığı bir dünyada, sanat yarışmalarını AI ile üretilen resimler kazanıyor. Dünyanın bir numaralı girişim programında çok sayıda niş alanda faaliyet gösteren AI ürünleri dikkat çekiyor. Ünlülerin AI versiyonları veya tamamen AI ile üretilen ünlüler uzak doğuda yeri yerinden oynatıyor. Dikkat ettiniz mi bilmiyorum ama bahsi geçen AI'ların önemli bir bölümü; başını Deepmind, TensorFlow.js ve OpenAI gibi teknolojilerin çektiği ‘merkezi ortamlarda’ üretilen AI'lar. Bu ne demek; AI'ın beslediğin veriler de algoritmalar da, kişi veya kurumun kendi bilgisayarında demek.
Açık kaynak teknolojilerin de katkısıyla decentralized AI konusu yakın gelecekte adını daha sık duyacağımız bir başlık. Stability AI da incelemek isteyenler için güzel bir örnek.
Starbucks Odyssey: Starbucks'ın Polygon'la kurguladığı web3 vizyonunun detayları
Bu yıl sonunda karbon negatife geçmeyi planlayan Polygon'u tercih eden Starbucks, Odyssey duyurusunu bu yeşil görselle yaptı
Bu yıl sonunda karbon negatife geçmeyi planlayan Polygon'u tercih eden Starbucks, Odyssey duyurusunu bu yeşil görselle yaptı
#120'de detaylıca sizlere bahsettiğim Starbucks'ın web3 planı ortaya çıktı. Polygon'la çalışacak şirketin web3 vizyonunun adı: Starbucks Odyssey. Yıl sonunda çıkacak ve başlangıçta yalnızca ABD'de aktif olacak program; Starbucks'ın dünyanın en büyük web3 komünitesi yaratmasını resmediyor. Starbucks CMO'su açıklamasında sadakat programı kullanıcılarının artık sadece Starbucks'ın kendisiyle değil, birbirleriyle ilişkide olacağını söylüyor.
Aynı açıklamada Starbucks sadakat programının artık hem fiziksel, hem dijital hem de deneyimsel faydalar sunacağı söyleniyor. Web uyumlu mobil uygulamasında oyun ve özel faydalar vadeden NFT'ler sunacak Starbucks, kullanıcıdan kullanıcıya çalışan bir pazaryeri ile NFT'lerin alışverişine de olanak tanıyacak. Starbucks Odyssey'deki NFT'ler şirketin kendisi dışında anlaşmalı iş ortakları tarafından da platforma konulabilecek. Starbucks, daha yüksek elektrik harcaması gerektiren PoW yerine Polygon'un PoS'unu tercih ettiğini açıkladı ve Polygon ile uzun dönemli bir iş birliğine gitti. Böylece Adobe, Stripe ve Dolce Gabbana'dan sonra Starbucks da Polygon tercih eden dev kurumlar arasına katılmış oldu. ‘Meraklısı’ için Polygon'un yaptığı açıklama da burada.
Starbucks'ın sektörde lider olduğu sadakat uygulaması ve ödeme sistemini tasarlayan, sonrasında -isminden de anlayabileceğiniz gibi web3 odaklı- Forum3 ile sadakat uygulaması danışmanlığı vermeye başlayan Adam Brotman ve ekibi de projede Starbucks'la beraber çalışıyor.
Hep üzerini çizmeye çalıştığım şekilde Starbucks'ın CMO'su yaptığı açıklamada blockchain teknolojisinin sadece ‘enabler’ olduğunu ve kullanıcının teknolojiyi bilmesine veya anlamasına gerek olmadığını söylüyor. Hatta açıklamasında da NFT yerine ‘journey stamps’ demeyi tercih eden Starbucks, NFT satın almak için kredi kartıyla ödeme seçeceği de koyacak.
Odyssey ile web3'ün en geniş komünitesine sahip olması işten bile olmayan Starbucks, bu komüniteyi diğer marka ve komünitelere de açarak hem topluluğunu büyütmek hem de uzun vadede yeni gelir modeli oluşturmak niyetinde diyebiliriz. Diğer yandan Starbucks sahip olduğu on binlerce baristayı da Odyssey'nin aktif bir parçası haline getirecek gibi ki şirketin geçmişte baristalarını sosyal medya platformlarında aktif olarak kullandığı kampanyalar hafızamdaki tazeliğini koruyor.
30 milyon web3 kullanıcısının alışkanlıkları web2 kullanıcılarına ne kadar benziyor?
E-bültende sıklıkla analizlerini aktardığım Tomasz Tunguz'a bir kez daha atıfta bulunarak; web3 ile web2'deki kullanıcı alışkanlıklarının farklarına bakış atmak istiyorum. Tunguz'un da değindiği gibi şu an için web3'de 30 milyon aylık aktif kullanıcı bulunuyor.
Örneğin Ethereum'da Ağustos ayında günlük ortalama 500 bin, toplamda 15 milyon adres bir işleme konu olmuş. Dune Analytics'e göre Ethereum'da aylık ve günlük aktiflik oranları kıyaslandığında yüzde 11 gibi bir oran ortaya çıkıyor. Yani ayda bir kere aktif olan kullanıcıların yüzde 11'i günlük de aktif oluyor. Bu oran NFT'lerde yüzde 9, DEX yani merkeziyetsiz finansta yüzde 16.
Diğer yandan bu oran Mixpanel'e göre web2 dünyasının finans uygulamalarında da yüzde 10.5, neredeyse web3'le aynı. Finans dışında SaaS, medya gibi kategorilere bakılırsa da benzer oranlar var, sırasıyla yüzde 13 ve 12.
Bu 30 milyon insan ne yapıyor, bu sayı ne zaman artacak?
Bugünün web3 dünyasında 30 milyon aktif kullanıcının temeldeki motivasyonu finansal gelir elde etmek, daha doğrusu NFT ve kripto piyasalarında işlem yapmak.
Bu sayının artması için ilgili teknolojinin gelişmesi, hatta o kadar ki kullanıcıların web3'de işlem yaptığının kimi zamanlar farkında bile olmaması gerekiyor. Geçtiğimiz sayılarda her bir web3 geliştiricisi için ne kadar piyasa değeri olduğunu (112 milyon dolar) yazmıştım, bir başka deyişle her bir web3 geliştiricisi 1600 kullanıcıya ‘hizmet veriyor’. :) Yukarıda bahsettiğim altyapılar ile beraber development stack geliştikçe, şirketlerin adaptasyonu olgunlaştıkça çok farklı bir tablo görmeye başlayacağız düşüncesindeyim.
Goldman Sachs: The Quest for Eternal Youth | The Generalist
Kapanış...
#122'nin de geldik sonuna. Bana ulaşmak için okuyor olduğunuz bu e-postaya yanıt vermeniz yeterli, eğer bu satırları e-posta kutunuzda değil de tarayıcınızda okuyorsanız da abone olmayı unutmayın. :) (ve evet bu noktada tam olarak ‘kanala abone olmayı unutmayın’ diyen bir YouTuber gibi hissettim)
Dijital Ürünler e-bültenini ilgisini çekeceğini düşündüğünüz arkadaşlarına forward etmenizi ve sosyal medya hesaplarınızda paylaşmanızı bekliyorum. 27 Eylül Salı sabahı, Dijital Ürünler saatinde görüşmek üzere.
Sevgiler.
Did you enjoy this issue?
Erman Taylan

Ürün geliştirme, yazılım ve girişimcilik dünyası üzerine notlarım.

Her iki haftada bir Salı sabahları görüşmek üzere!

In order to unsubscribe, click here.
If you were forwarded this newsletter and you like it, you can subscribe here.
Powered by Revue
Beyoğlu, Istanbul