View profile

Dijital Ürünler #84

E-bültenin 84. sayısından herkese merhaba. Bu sayıda Slack’in bizzat kurucusunun kaleme aldığı muhteş
Dijital Ürünler
Dijital Ürünler #84
By Erman Taylan • Issue #90 • View online
E-bültenin 84. sayısından herkese merhaba. Bu sayıda Slack’in bizzat kurucusunun kaleme aldığı muhteşem yazı ve yazı üzerine notlarımla ilgimi çeken bir kaç küçük haber/etkinlik sizi bekliyor.
2 bin kişiye yaklaşan bu komünitenin daha da büyümesi için e-bülteni paylaşmayı unutmayın.
Keyifli okumalar.

Build Something People Want
25 milyar doların üzerinden bir değerlemeyle halka açılan Slack’in hisseleri ilk günde %40’dan fazla değer kazandı
25 milyar doların üzerinden bir değerlemeyle halka açılan Slack’in hisseleri ilk günde %40’dan fazla değer kazandı
Sohbetlerde, eğitimlerde, başarı hikayelerinde ve yeni nesil ürün örneklerinde adı sıklıkla geçen Slack, geçtiğimiz haftalarda başarılı bir IPO yaptı. Benim Webrazzi’de çalıştığım dönemde ilk olarak Nisan 2014’te tanıtım haberini yazdığım Slack, ismini ‘Searchable Log of All Conversation and Knowledge’ kalıbının kısaltmasından alıyor.
Bugün sizlere Medium’da yayınlanan, içerisinde çok sayıda ders barındıran şu yazıdan bahsetmek istiyorum. Slack’in ‘preview release’ versiyonu öncesi kurucusunun ekibe mesajını içeren yazıyı öncelikle muhakkak okuyun derim.
Bir iletişim uygulaması olmaktan çok, insanların iş yapış şeklini değiştiren Slack’le ilgili yazılmış bu harika yazıdan şahsen benim notlarım şunlar oldu;
  • Her girişimin bir ‘hayali’ bir de ‘mottosu’ olmalı. Hayal, ulaşıp ulaşamadığınızı hiç bir zaman bilemeyeceğiniz, ‘insanların çok daha verimli ve keyifli çalışması’ gibi bir cümle; motto ise kısa, okuyan herkesin ürününüzü kolayca anlayabileceği bir şekilde olmalı. Slack’in halihazırda sitesinde yazan ‘Whatever work you do, you can do it in Slack’ gibi.
Bu noktada hayal cümlesi, tüm ekibi motive eden, onları her gün işe getiren cümle oluyor. Aynı şekilde pazarlamanın attığı her adım, destek ekibinin sorunlara yaklaşımı, yazılımın yaptığı commit’ler ve gönderilen e-mail’ler (vb.) bu hayali destekliyor olmalı. Diğer yandan çok konuşulan ‘product market fit’ kavramı da basitçe bu hayalin piyasada bir karşılığı olması ve ürününüzün de bu hayali yaşamak isteyen kişilerce benimsemesi anlamına geliyor. Ve ‘product market fit’ aşaması geçilmeden önce (test ve iterasyon) yapılanlarla sonra (ölçeklendir ve optimize et) yapılanlar birbirinden oldukça farklı. Ayrıca ‘product market fit’ aşamasından önce insanlara neyi sunduğunuzun farkına varmaları için yukarıdaki hayalin iletişimini de çok güzel bir şekilde yapmak gerekiyor. (Tabii ki tüm bunlar aynı Slack gibi insanları farklı bir davranış biçimine ittiğiniz durumlarla uyumlu.)
  • ‘İnovasyonla ilgili en net ölçüm, insan alışkanlıklarını ne kadar değiştirebildiğinizdir. Bu alışkanlık değişimi insanların aksiyon alırken neleri farklı yaptığı değil, tüm sistemin nasıl/ne kadar değiştiğidir.’
Stewart Butterfield’ın bu cümlesinden hareketle Slack, bir grup chat yazılımı değil, aslında insanlara vadettiği bu paradigma değişimini satıyor. Yani grup chat yazılımı arayan kitleyen çok daha büyük bir hedef kitlesi var. Tam da bu noktada eklemek gerekiyor ki, Slack gibi kendi pazarını oluşturan ürünlerin, ‘product market fit’ aşamasını yakalaması daha kolay oluyor.
  • Stewart’ın yazılım geliştirmeye, bir ya da iki haftayla koşulan sprints’lerden çok daha büyük bir anlam yüklediği de bir başka öne çıkan nokta. Ekibine sürekli empati yapmayı ve olabilecek en iyi ürünü geliştirmeyi öğütleyen Stewart, aynı zamanda tüm eforun yukarıda bahsi geçen hayalle uyumlu olmasını ve büyük resme hizmet etmesi gerektiğini belirtiyor.
Yazılımla ilgili bir diğer öne çıkan madde ise ürünün aynı bir restoran ya da otel gibi tüm detaylarıyla üzerine çok çok fazla düşünülmüş olması gerektiği. Ve tabii bu düşünceye ünvan ve yetkilerden bağımsız olarak tüm ekibin sahip olması da bir diğer öne çıkan konu. Kuşkusuz tüm bunları yapabilmek için gerekense sürekli gözlem ve analizle sürekli gelişen bir ürün olmak.
Kısalar...
Hey advertisers, track THIS | The Firefox Frontier
Kapanış...
Umuyorum ki keyifle okumuşsunuzdur, eğer öyleyse e-bültenin bu sayısını da paylaşmayı unutmayın.
Askerlik ve bayramla beraber Ağustos ayının sonuna kadar zorunlu bir ara veriyorum. 27 Ağustos Salı günü tekrardan görüşmek üzere.
Sevgiler.
Did you enjoy this issue?
Erman Taylan

Ürün geliştirme, yazılım ve girişimcilik dünyası üzerine notlarım.

Her iki haftada bir, Salı sabahları görüşmek üzere!

If you don't want these updates anymore, please unsubscribe here.
If you were forwarded this newsletter and you like it, you can subscribe here.
Powered by Revue
Beyoğlu, Istanbul